ANASAYFA

PROPOLİS ALIRKEN NELERE DİKKAT ETMELİ

Türkiye’de ekonomik sıkıntıların yaşanmaya başlamasıyla beraber tüketim alışkanlıkları aynı hızla değişmediği için yepyeni bir sektör oluşmaya başladı : “mış” gibi ürünler sektörü.

4×4 gibi suv araçlar, Vakko gibi çantalar, villa gibi evler. Kendisi değil, taklidi, doğan görünümlü şahin yani 🙂

Gıda sektöründe de çok rastlanır oldu bu aldatmacaya.

Aynısını yapsa pahalıya mal olacak veya patent nedeniyle yapamıyor, benzerini, mış gibisini yapıyor. Benziyor, içinde ne olduğuna bakan mı var ?

Vitrinlere bakıyorsunuz, internet sitelerine onlarca propolis var satışta.

İnadına hepsine de propolis yazmışlar.

Propolis ne desen bilmeyecekler belki de ama yazmışlar.

Hepsinin fiyatları birbiriyle yarış içinde.

En ucuz vermek için ve sepete atılmak için verilen olağanüstü bir mücadele var.

İyi de bu düşünce ile yapılan mücadeleden “kalite” çıkması mümkün mü?

Propolis alacağız. 20ml.

İçlerinde 30ml olanlar bile var.

Şişe büyük.

Peki içinde ne kadar propolis özü var?

Hatta içinde propolis var mı gerçekten?

Ürün içindeki propolis özü oranı %kaç ?

Analizi var mı mesela alacağınız propolisin?

Güvenilir bir üniversite test laboratuvarından alınmış analiz raporu var mı?

Varsa değerleri nasıl?

Anti oksidan bileşenlerin oranı yüksek mi?

Zararlı bileşenler yok edilebilmiş mi?

Propolis denilen ürün %50 reçine, %30 mum, %20 yararlı bileşenler olarak değerlendiriliyor.

Propolis çözünmesi demek de aslında bu karışımdaki %20lik faydalı bileşenlerin çözülerek anti oksidanların kullanılacak forma getirilmesi demek.

Kullanılan çözücüler uygun değilse karışım içindeki reçine ve mum da çözünen kısma karışabiliyor.

Hatta çözücünün kendisi bile..

Sahi alacağımız propolis ne ile çözülüyor.

Alkolle mi?

Alkol anlatmaya gerek duyulmayacak kadar insan vücuduna zararlı bir madde.

Evet bir çözücü ama çözdüğü ürünle insan vücuduna girmesi hiç de iyi sonuçlar doğurmayabilir.

Glikolle mi?

Glikol aynı zamanda otomotiv sektöründe antifreez yapımında kullanılan bir kimyasal. Suyla dost, birebir karışabiliyor.

Bu yüzden de “su bazlı propolis” dedikleri aslında glikol ile çözündürdükleri propolis.

Yani propolis alırken kimyasal da alma olasılığımızı bize hissettirmemek için glikol değil, su bazlı denilen propolisler

Ya da…

Çağımızın en son teknolojisi ile…

%100 Türk bilim insanlarının buluşu olarak 156 ülkede patenti alınan Laktik asitle mi çözülen propolisi tercih edeceğiz.

Laktik asit en çok nerede kaarşımıza çıkıyor? Yoğurtta ve sütte.

Yani yediğimiz ve içtiğimiz en yararlı yiyeceklerde.

O zaman propolis alırken bugüne kadar yaptığımız hataları yapmadan, ne için aldığımızı bilerek seçim yapacağız.

Propolisi vücudumuzun bağışıklık sistemini güçlendirmek için alıyoruz, içinde propolis özü oranı çok düşük veya hiç olmayan ama adı propolis olan mış gibi ürünleri asla tercih etmemeliyiz.

Yenilikçi teknolojilerle üniversitelerde yepyeni araştırmalar sonucu keşfedilen çözücülerle ürün haline getirilen APİ 10 Propolisi tercih ederek beklentilerimizi karşılayacak ürünü satın almalıyız.